25
Ağu
08

Pınar Yeğenağa

1970 yılında İstanbul’da doğdu.
1993’te İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi,İspanyol Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu.
1994-1995 yıllarında Amerika’nın Maryland eyaletindeki Stevans Scott Galleri de desen ve yağlı boya çalışmalarına katıldı.
1996’dan sonra Yüksel Özen, Saim Dursun gibi sanatçılarla birlikte çalıştı. Halen yaşamını ve çalışmalarını serbest sanatçı olarak İstanbul’da Arnavutköy’deki atölyesinde sürdürmektedir.
2001 Ortaköy Kültür Merkezi
2006 Cream Art Galeri, Kuruçeşme
2007 Alkent 2000
2008 İstanbul Y.M.M.O
2001 Askeri Müze
2002 Ortaköy Kültür Merkezi
2002 Akatlar Kültür Merkezi
2006 Jazz Now Sanat Galerisi, Bodrum
2007 Deyim Sanat Galerisi
2008 Divan Palmira Sanat Galerisi, Bodrum
2008 Java Studio-Gallery, Sultanahmet/İstanbul

Pınar Yeğenağa

Reklamlar

1 Response to “Pınar Yeğenağa”


  1. 1 mücella
    Şubat 25, 2010, 12:20 pm

    merhaba. resimlerinizi 4. levent tenis klübünde gördüm çok çok beğendim. içim açıldı kutluyorum sizi, spatulaylamı yoksa boyanın altında rölyef malzeme mi vardı anlayamadım onu öğrenmek istiyorum sakıncası yoksa ne teknikle yapmışsanız da çok sevdiğim resimler olmuş elinize sağlık.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s



"Bir bosluk birakip gidenler vardir.Tek bir tugla eksilmemistir icinde, tek bir tugla yerini bile degistirmemistir ama bir bosluk, durup durduk yerde, apansiz, öncesi olmayan bir bosluk belirir.Ne diyecegini bilemezsin, duyduklarin anlamsiz söz yiginlari gibi, dizi dizi bos süt siseleri gibi..."

geçmiş

En Fazla Tıklananlar

  • Hiçbiri

badem ağacım benim…

ne kadar uyudum bilemiyorum o diyarda . kimi zaman gülümsemeye uyandım,kimi zaman hüzne.. günaydın buz gibi sabahlar,günaydın yaprağını,çiçeğini bekleyen badem ağacı bende bekledim, sana sırdaş ,sana yoldaş seni çizdim ,seni yazdım bembeyaz sayfalarıma umutsuzluğumu bildin de bir küçük tomurcuk verdin gözlerime geçecek bu karakış ,dinecek yüreğinde ki sızı sen bekle,beklemek güzeldir.. beklemek yarınlarına açılan kocaman bir kapıdır… kapkaranlık kasvetli bir günde.. yüreğimin bana dar geldiği bir günde.. yağmurla gelen bulutu gördük uzaktan denizin üzerine yağarken ki sesi duyduk bu ses sana tanıdık,bana yabancı o diyarda kaç kez yaşadın sen bunu kimbilir?… o gün o tepede bir bulutun içine girdim ilk kez döndüm,döndüm,döndüm… gözlerim kararana kadar döndüm bir gün başka bir yerde,başka bir zamanda seni orda bırakmanın sızısını içimde yaşıyorum badem ağacım benim daha kaç mevsim yeni umutları taşıyacaksın yarınlara
Ağustos 2008
P S Ç P C C P
« Tem   Eyl »
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031

%d blogcu bunu beğendi: