Archive for the 'günce' Category

20
Nis
08

rengarenk

Bir resime başlamalıyım.Beni anlatmalı güzel bir mavi uçsuz bucaksız,ufka yaklaştıkça solmalı mavinin rengi bulutlara karışmalı…

Ben mi?

Kumsalda oturuyorum kucağımda eskiz defteri,bir elimle de çakıltaşlarıyla oynuyorum.Kimbilir hangi fotoğrafta gülümsüyorum…Şu çakıltaşları ne güzel…her rengini bulabilirsin..lacivert,nefti yeşil,sarı,pembe…kendi çakıltaşını bulmak için hepsini tek tek incelemen gerekir….

Hangi fotoğraftayım ben…

Dalgaların sesini dinliyorum,bir de sessizliğin sesini..içimden gülümsemek geçiyor sonra ansızın bir kahkaha….

Defterime döndüm..bir resim tasarlamalıyım.Mavinin yanında,berrak bir yeşil olmalı…ya da çakıltaşlarıyla doldursam hayatımı…Belki küçük bir sandal..ucuza aldığım amerikan bezinden bir yelken dikmeliyim ona..dikiş makinem hani o eski makinelerden elle çevrilenlerden,ahenkli bir sesi var..Çok güzel..Şimdi denize açılma zamanıdır…Sıcak bir haziran gününde..ayak parmaklarımda ince deniz kumunun,o insanın içini gıcıklayan duygusuyla..Bütün rüzgarı doldurmalıyım yelkenime…

_Aşağıda balıklar görüyorum biliyormusunuz..En siyahından,aynı refleks hareketler..Onlarla birlikte yüzdüm ben,kocaman bir balık sürüsünün içine atladım…giderler diye düşündüm…gitmediler..gitmiyorlar

Eve dönmeliyim,bunu çizmeliyim tuvalime,bir yığın,çeşit çeşit balık çizmeliyim..bakışlarını anlatmalıyım..gördüm…sonra yine gelirim buraya..bekleyin beni..

“Küçük bir çakıltaşı gibi rengarenk”çok eskilerden gelen,hala kulağımda çınlayan bu ezgi…çok güzel…

10
Nis
08

Nerdesin


Sol kaşının burnuyla birleştiği yerden,

alnına doğru kavis yaparak giden üç tane beni vardı..

Kendimi bilmeye başladığım ilk günlerde, sordum ona bunlar ne diye: -Samanyolu dedi

inanmıştım onun başka dünyalara ait olduğuna.

Üç tane yıldız arka arkaya sıralanmışlardı.O samanyolu’ nun içinde kaybolduğumu hatırlıyorum. Ne zaman onunla konuşsam olduğum yerde kalakalırdım.Gelecek günlerimizin hayalini kurardım.Öyle kaptırırdım ki kendimi hayallere gerçekliğe dönmekte zorlanırdım.Hayallerim hep ona dairdi.

Hiç büyümezdik biz orda;kah ucu bucağı görünmeyen bozkırlar da koştururduk,kah denizlerde ki kocaman dalgaların arasından geçerdik…

Onun o mahzun duruşundan olmalı;hep gülerdi benim hayallerim.Küçücük dünyamda onu mutlu etme düşleri kurardım..başaramazdım tabii ki. Bataklığa düşmüş gibi debelendikçe daha aşağılara batardım..sanki anlamış gibi bakardı kurduğum düşleri. Daha da mutsuz görünürdü gözüme..

Mutsuzdu,mutsuzduk…

Bunu hiç konuşmadık,ikimizde mutsuzluğumuzu bildiğimizi bildik.Bir şey vardı adını koymadığımız, koymak için hiç uğraşmadığımız…inkar etmediğimiz,kabullenemediğimiz de

Bizi rahatsız eden…

Kendimi bildim bileli biz,hep biz olduk.

her birimizin bir davranışında öteki hep destekleyen,güç veren olduk..

Benim hissedebileceğim bütün yüce değerlerin birleştiği noktaydı. Her şeyi benden yedi yıl önce yasamaya başlamıştı.annemi, babamı, evimizi, bahçemizi benden önce keşfetmişti.Üstelik benimle ilgili her şeyin şahidiydi.

Bana benimle ilgili şeyler anlatırdı.Beni benden daha iyi bilen birisi….

En çok da benimle alay ettiğinde güldüğünü görürdüm ..Sanki bir anda dünya geceden gündüze dönüverirdi..ben de gülerdim..bazen benimle alay etmesi için dua ederken bulurdum kendimi…hiç kimseye söylemezdim.söyleyemezdim.bu oyun bitmesin isterdim.birine bahsedecek olsam her şey sanki biranda bitiverecekmiş gibi gelirdi.

Susardım…

Derin düşüncelere dalmışken yakalardım onu, hiç ses etmeden izlerdim alnında ki samanyolunu

Ona baktığımı fark edip; niye öyle bakıyorsun bana derdi cevap veremezdim…

Benden kaçmaya başladığını farkettiğim de, yatağımda sabaha kadar ağladım.Onun ergenlik bunalımlarını anlayamayacak kadar küçüktüm..Beni yaramaz, kötü ve çirkin bir çocuk olduğum için sevmediğini düşünürdüm. Öylemiydim?…

Bilmiyorum…

……….

Çoğunlukla dağınık bir insanim.O dağınıklığın içinde ki düzenden bahseder dururum…Hep çok bilmekten oluyor bunlar……!!Çok uzun zamandan beri dokunmadığım yığınla dergilerim var.Onların arasında buldum bu sayfayı.Özensiz, çabucak, çok kısıtlı bir zamanda yazılmış notlar gibiydi.Kocaman buğday tarlasında ki iki ayrık otundan bahsediyor.O iki ayrık otunun buğday başakları arasında ki yaşamından…

Biz hiç buğday başakları olmadık...

Geceleyin samanyolu’ nu görmek için, başımı gökyüzüne kaldırıyorum. Nerdesin…?
10
Nis
08

Badem ağacım benim…

ne kadar uyudum bilemiyorum o diyarda .

kimi zaman gülümsemeye uyandım,kimi zaman hüzne..

günaydın buz gibi sabahlar,günaydın yaprağını,çiçeğini bekleyen badem ağacı

bende bekledim, sana sırdaş ,sana yoldaş

seni çizdim ,seni yazdım bembeyaz sayfalarıma

umutsuzluğumu bildin de bir küçük tomurcuk verdin gözlerime

geçecek bu karakış ,dinecek yüreğinde ki sızı

sen bekle,beklemek güzeldir..

beklemek yarınlarına açılan kocaman bir kapıdır…

kapkaranlık kasvetli bir günde..

yüreğimin bana dar geldiği bir günde..

yağmurla gelen bulutu gördük uzaktan

denizin üzerine yağarken ki sesi duyduk

bu ses sana tanıdık,bana yabancı

o diyarda kaç kez yaşadın sen bunu kimbilir?…

o gün o tepede bir bulutun içine girdim ilk kez

döndüm,döndüm,döndüm…

gözlerim kararana kadar döndüm

bir gün başka bir yerde,başka bir zamanda

seni orda bırakmanın sızısını içimde yaşıyorum

badem ağacım benim

daha kaç mevsim yeni umutları taşıyacaksın yarınlara





"Bir bosluk birakip gidenler vardir.Tek bir tugla eksilmemistir icinde, tek bir tugla yerini bile degistirmemistir ama bir bosluk, durup durduk yerde, apansiz, öncesi olmayan bir bosluk belirir.Ne diyecegini bilemezsin, duyduklarin anlamsiz söz yiginlari gibi, dizi dizi bos süt siseleri gibi..."

geçmiş

En Fazla Tıklananlar

  • Hiçbiri

badem ağacım benim…

ne kadar uyudum bilemiyorum o diyarda . kimi zaman gülümsemeye uyandım,kimi zaman hüzne.. günaydın buz gibi sabahlar,günaydın yaprağını,çiçeğini bekleyen badem ağacı bende bekledim, sana sırdaş ,sana yoldaş seni çizdim ,seni yazdım bembeyaz sayfalarıma umutsuzluğumu bildin de bir küçük tomurcuk verdin gözlerime geçecek bu karakış ,dinecek yüreğinde ki sızı sen bekle,beklemek güzeldir.. beklemek yarınlarına açılan kocaman bir kapıdır… kapkaranlık kasvetli bir günde.. yüreğimin bana dar geldiği bir günde.. yağmurla gelen bulutu gördük uzaktan denizin üzerine yağarken ki sesi duyduk bu ses sana tanıdık,bana yabancı o diyarda kaç kez yaşadın sen bunu kimbilir?… o gün o tepede bir bulutun içine girdim ilk kez döndüm,döndüm,döndüm… gözlerim kararana kadar döndüm bir gün başka bir yerde,başka bir zamanda seni orda bırakmanın sızısını içimde yaşıyorum badem ağacım benim daha kaç mevsim yeni umutları taşıyacaksın yarınlara
Haziran 2017
P S Ç P C C P
« Tem    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930