Archive Page 2

10
Nis
09

Mehmet AKKAYA

_makkaya

Mehmet Akkaya

11
Mar
09

Orhan Umut

1972 Diyarbakır doğumluimagehandlerashx

1993 Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Resim Bölümü

1997 Hasan RASTGELDİ Atölyesinden mezun oldu

2008 Halen Resim çalışmalarına DİYARBAKIR ’da devam etmektedir.

Sanatçının Ödülleri 1997 T.P.V Resim Yarışması “Jüri Özel Ödülü”

1998 D.S.İ Resim Yarışması “3.lük Ödülü”

2004 65. Devlet Resim Heykel Yarışması “BAŞARI ÖDÜLÜ”

2005 Diyabet Vakfı Resim Yarışması “Mansiyon”

2006 Eczacılar Birliği 50.Yılı Resim Yarışması “BAŞARI ÖDÜLÜ”

2007 İzmir Büyükşehir Belediyesi Resim Yarışması “3.lük ÖDÜLÜ”

2007 68. Devlet Resim Heykel Yarışması ‘juri özel Ödülü’

” Yer yer çalışmalarımda küçük ama akıllarda soru işaretleri bıraktıran esprilere de yer veriyorum. Böyle bir yaklaşımın resmi daha güçlü ve zengin kıldığını düşünüyorum. Bunu da yaparken işi mizah boyutuna da taşımak istemiyorum. Çünkü o zaman kendimden bir veya birkaç adım uzaklaşmış olurum, bu da beni rahatsız edip, duruşumu olumsuz etkiler. Bir önceki yerden bir sonraki yere taşıyacağım bir şeyler olmalı elimde, avucumda… Resmin sorunlarını, tenimde – tinimde yaşamam gerektiğine inanıyorum ve bir sanat yapıtı kendi kavramlarını oluşturmalı diye düşünüyorum. Kavramlar eserin içerisinde kalmalı. Sanatsal yaratım, bir bulmaca oyunudur. Zifiri karanlıkta el yordamı ile aramaktır bir anlamda. ‘Bir ölünün geçmesi gereken yetmiş kapı vardır’ der eski Mısır Mitolojisi. Derin bir soluk alıp yola koyulmalı öyleyse. ”

Orhan UMUT

07
Mar
09

Abidin Dino

Abidin Dino, (1913 – 1993) ünlü Türk ressam. Çağdaş Türk resminin 18öncülerinden olan Abidin Dino, aynı zamanda bir yazar ve siyasetçidir. 23 Mart1913 günü İstanbul’da doğdu. 1. Dünya Savaşı başladığında Avrupa’da seyahatte olan ailesi, bir süre için Cenevre’ye yerleşmişti. Bu nedenle çocukluğu İsviçre ve Fransa’da geçti. Ailesi 1925’te İstanbul’a dönünce Robert Kolej’de öğrenim gömeye başladı ancak sanata duyduğu ilgi nedeniyle öğrenimini yarıda bırakıp, ağabeyi şair Arif Dino’nun desteğiyle resim, karikatür ve yazı alanında kendini geliştirmeye başladı. İlk desenleri Yarın gazetesinde, ilk yazıları Artist dergisinde 1930’lu yılların başında yayınlandı. Bu yıllarda Nazım Hikmet’in şiir ve oyun kitaplarına kapak desenleri çizdi. Çok genç yaşta kendini bir ressam olarak kabul ettirdi. 1933 yılında D Grubu adlı sanat gurubunun kurucuları arasında yer aldı. Grubun amacı, memlekette sanatın gelişmesini ve yayılmasını sağlamaktı. Düşünce yanı ağır basan resimler yapacak, batıdaki çağdaş akımlarla boy ölçüşecek yenilikler getireceklerdi. Aynı yıl “Ankara Türkiye’nin kalbidir” isimli belgesel filmi çekmek için Türkiye’ye gelen Sovyetler Birliği’nin ünlü yönetmenlerinden Sergay Yutkeviç bir sergide resimlerini görüp beğendi. Böylece Yutkeviç, Dino’dan dekoratör ve ressam olarak çalışmak üzere kendisiyle SSCB’ye gelmesini istedi. Dino, 1934 yılında sinema öğrenimi görmek üzere SSCB’ye gitti ve 3 yıl kaldı. 3 yıl boyunca Leningrad’da Eisenstein ve Yutkeviç’in yanında makyajdan dekora, rejiden senaryoya tüm yönleriyle sinema eğitimi aldı. Yutkeviç’in yönettiği Madenciler filminde çalıştı. 1937’de 2. Dünya Savaşı nedeniyle Sovyetler Birliği tüm yabancı öğrencileri geri gönderince Leningrad’dan ayrılmak zorunda kaldı. Dino, Sovyetler Birliği’nden sonra Londra ve Paris’e gitti. Paris’te ressam ve dekoratör olarak film çekim çalışmalarında bulundu. Gertrude Stein, Tristan Tzara, Eisentein,Andre Malrauxve Pablo Picasso gibi dönemin önde gelen sanatçılarıyla dostluklar kurdu. 1939 yılında Türkiye’ye döndü, 1941’de arkadaşlarıyla Liman (Yeniler) Grubunun oluşturdu. Çeşitli dergilerde çizgi ve yazılarıyla halktan yana, gerçekçi bir sanat görüşünü savundu. Çizgi ve desenlerin ön plana çıktığı resimlerinde işçi ve köylü tiplerini özgün bir üslupla işledi. Başlangıçta Picasso’nun etkisinde kalan sanatçı, daha sonraları yapıtlarında özgün ve yerel bir senteze ulaştı. Yeniler Gurubu’nun Liman çevresindeki balıkçıları konu alan ilk sergisini açtığı 1941 yılında Abidin Dino, siyasi nedenlerle önce Mecitözü (Çorum)’ne, sonra Adana’ya sürgüne gönderildi. Adana’da Türk Sözü gazetesini yönetti. Kel adlı bir oyun yazdı, ancak oyun hemen toplatıldı. Çukurova’nın pamuk işçilerini konu alan resimler yaptı ve heykel ile ilgilenmeye başladı. 1943 yılında dilci Güzin Dino ile evlendi. Sürgün sona erince İstanbul’a döndü. 1952’de yurt dışına çıkış yasağı kalkınca kesin olarak Paris’e yerleşti. Fransa, Cezayir, Amerika gibi değişik ülkelerde sergiler açtı. Fransa Plastik Sanatlar Birliği onur başkanlığı New York Dünya Sanat Sergisi danışmanlığı gibi görevlerde bulundu. ‘İşkence’, ‘Atom Korkusu’, ‘Savaş ve Barış’, ‘Çıplaklar’, ‘Dört Kent’, ‘Dağ-Deniz’ gibi birçok yapıtı çeşitli galeri, müze ve koleksiyonlarda yer aldı. Zaman zaman Türkiye’de kişisel sergiler açan Abidin Dino, 7 Aralık 1993 günü Paris’te hayatını yitirdi. Cenazesi İstanbul’a getirilerek Aşiyan’da toprağa verildi.

07
Mar
09

Mediha Gerez Çakmak

gunes

sanatçı Tatbiki güzel sanatlar yüksekokulu dekoratif resim bölümü  1973 mezunu

kişisel web sitesi

05
Mar
09

Eray Özcan/Basın Bülteni

133 Eray Özcan Resim Sergisi 7-29 Mart arası Kuzguncuk Harmony Sanat Galerisinde Eray Özcan’ın kent peyzajlarının öne çıktığı yeni sergisi 7 Mart’ta Harmony Sanat Galerisinde açılıyor. Önceki sergisinde Haydarpaşa Garı’nı konu alan bir dizi çalışma gerçekleştiren sanatçı, son yapıtlarında, atölyesinin penceresinden Kuzguncuk’a bakıyor. Eray Özcan, yeni resimlerinde, pencerenin bakışı sınırlayan, buna karşın görünene ilgiyi yoğunlaştıran özelliklerini öne çıkararak bizlere ayrıntıyı önemsetiyor. Yuvarlak antenler, dikdörtgen bacalar gibi yadırgatıcı biçimler, ışıkla ilişkileri içinde, rahatlık ve huzur duygusu uyandırıyor. Uzun dikdörtgen tuvallerde ise panorama tadı doğuyor. Ressamın tercihi yağmur sonrası iyice yıkanmış, arınmış söğüt dalı deseninde olduğu gibi, modelden ve malzemeden yana özenli seçimler. Bu tutumlu tavır, resimsel zenginliklerin önünü açıyor. Mimar Sinan Üniversitesi Neşet Günal-Neşe Erdok atölyesinden mezun olan sanatçı, 1997’den bu yana çok sayıda kişisel sergi açtı, karma sergilerde yer aldı. Eray Özcan’ın yeni resimleri 29 Mart’a dek, Kuzguncuk’ta İcadiye caddesi No: 42/A’daki Harmony Sanat Galerisinde görülebilir.

Eray Özcan web sitesi

03
Mar
09

Wassily Kandinsky

kandinsky_comp8Rusça tam adı Sily Vasilyeviç Kandinsky modern resmin en önemli temsilcilerinden olmuştur. Bazı sanat tarihçilerince soyut resmin yaratıcısı olarak da kabul edilmiştir. Babası Sibirya’nın Çin sınırı yakınlarında bulunan Kyakhta’nın yerlisi, annesi Rus olan Wassily 1866 yılında Moskova’da doğdu. Varlıklı ailesinin olanaklarıyla daha çocukken birçok şehri gezdi. Ortaöğrenimini 1871’de Odessa’da tamamladı. Lise yıllarında resim yapıyor, bir yandan da amatörce piyano ve viyolonsel konserleri veriyordu. 1886’da Moskova Üniversitesi’nde hukuk ve iktisat öğrenimine başladı.1893 yılında doktoroya denk bir akademik unvan kazandı. 1896’da Estonya’daki Dorpat Üniversitesi’nden gelen profesörlük teklifini geri çevirdi ve 30 yaşında kendisini resme vermeye karar verdi. Münih’e gitti ve orada dört yıl Anton Azbe’nin yönetiminde çalıştı. Azbe’nin atölyesinde Alexei Von Jamlensky ve Franz Marc ile tanıştı. “Phalande” grubunu kurdu. Daha sonra bu grubu Berlin’de Sezession, Dresden’de de Die Brücke gibi gruplar izledi. 1900’e kadar sanat öğrenimi devam etti.1903’de Moskova’da ilk kişisel sergisini açtı, bir yıl sonrada Polonya’da iki kişisel sergi daha düzenlendi. Kandinsky’ye soyut ressam niteliğini kazandıran ilk yapıtı 1910 tarihli “İlk Soyut Suluboya”ydı.1911’de Marc’la birlikte Blaue Reiter akımını kurdu. 1912’de basılan “Sanatta Ruh” adlı kitabında sanatçı, kendi iç dünyasındaki lirik abstraksiyon özgürlüğünden söz etmekte. 1917’de Moskova’ya yerleşti. 1918 yılında Moskova Güzel Sanatlar Akademisi’nde profesörlüğe ve Halk Eğitim Komiserliği’nin sanat bölümü üyeliğine getirildi ve devlet tarafından kişisel bir sergi düzenlenerek onurlandırıldı. Kandinsky uluslar arası ün kazandıktan sonra, 1922’de ünlü tasarım okulu Bauhaus’ta ders vermesi için yapılan teklifi hemen kabul etti. Bauhaus’ta ders verdiği yıllarda ilk kitabı “Sanatta Tinsellik Üzerine”yi yazdı.1926’da “Düzleme Göre Nokta ve Çizgi” adlı ikinci kitabını yayımladı. 1928’de Alman uyruğuna geçti ancak Bauhaus’un kapanması üzerine 1933’de Fransa’ya göç etti. 1939 yılında da Fransız uyruğuna geçti ve 13 Aralık 1944 günü hayatını kaybedene kadar Paris’in Neuilly_sur_Seine’de yaşadı. Önemli Yapıtları: İlk Soyut Suluboya, Mavi Dağ, Çan Kuleli Manzara, Siyah Kemer ile Siyah Çizgiler, Beyaz Çizgiler, Mavi Daire Dilimi, Başat Mor, Başat Eğri, On Beş, Ilımlılık, Hareketler, Bölünme Birlik, Daire ve Kare, Beyaz Dengeli Hareket.

02
Mar
09

gece balıkçısı

dsc01953





"Bir bosluk birakip gidenler vardir.Tek bir tugla eksilmemistir icinde, tek bir tugla yerini bile degistirmemistir ama bir bosluk, durup durduk yerde, apansiz, öncesi olmayan bir bosluk belirir.Ne diyecegini bilemezsin, duyduklarin anlamsiz söz yiginlari gibi, dizi dizi bos süt siseleri gibi..."

geçmiş

En Fazla Tıklananlar

  • Hiçbiri

badem ağacım benim…

ne kadar uyudum bilemiyorum o diyarda . kimi zaman gülümsemeye uyandım,kimi zaman hüzne.. günaydın buz gibi sabahlar,günaydın yaprağını,çiçeğini bekleyen badem ağacı bende bekledim, sana sırdaş ,sana yoldaş seni çizdim ,seni yazdım bembeyaz sayfalarıma umutsuzluğumu bildin de bir küçük tomurcuk verdin gözlerime geçecek bu karakış ,dinecek yüreğinde ki sızı sen bekle,beklemek güzeldir.. beklemek yarınlarına açılan kocaman bir kapıdır… kapkaranlık kasvetli bir günde.. yüreğimin bana dar geldiği bir günde.. yağmurla gelen bulutu gördük uzaktan denizin üzerine yağarken ki sesi duyduk bu ses sana tanıdık,bana yabancı o diyarda kaç kez yaşadın sen bunu kimbilir?… o gün o tepede bir bulutun içine girdim ilk kez döndüm,döndüm,döndüm… gözlerim kararana kadar döndüm bir gün başka bir yerde,başka bir zamanda seni orda bırakmanın sızısını içimde yaşıyorum badem ağacım benim daha kaç mevsim yeni umutları taşıyacaksın yarınlara
Mayıs 2017
P S Ç P C C P
« Tem    
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031